HINIS İLÇESİ

İdari yönden bağlı olduğu Erzurum İlinin güneyinde yer almakta olup, İl Merkezine Erzurum – Muş karayolu üzerinden 150 km, Hınıs – Karayazı – Erzurum karayolu üzerinden 170 km uzaklıktadır.

Hınıs ilçesi Erzurum ilinin güneyinde engebeli ve çevresi dağlarla kaplı 1720 rakımlı ova üzerinde kurulmuştur. Bölgenin etrafı yüksek dağlarla çevrili olup, orta kısım ise engebeli ovadır. Hınıs’taki önemli dağlar batıda Bingöl dağları, güneyde Akdoğan (Hamurpet) dağları olup, doğuda Ak dağları, kuzeyde Kanca dağları ve Karya dağı ile çevrilidir. Bu dağlarla bilhassa Bingöl dağları üzerinde yayla ve platolar mevcuttur. Arazi genellikle çıplak bir görüntüye sahiptir. Tarım alanları azdır. İlçede en yüksek rakım Bingöl dağları üzerindeki KOĞ tepesidir (3070 m). Ak dağlar (2953 m) Akdoğan dağı (2879 m) Kulluca tepesi (2754 m)dir. En düşük rakım ise Hınıs ve çevresi; 1650 m civarındadır.

Hınıs'ın önemli akarsuları Haftrenk çayı, Ambarcı deresi çayı, Kilise deresi çayı, Nacaran çayı, Kolhisar ve Halilçavuş çaylarıdır. Bingöl dağları üzerinde irili ufaklı 100 kadar göl mevcuttur. Hınıs doğal kaynak suları ile meşhur olmuş bir ilçedir.

Hınıs deprem kuşağı üzerinde olup, 1959, 1966, 1992 yıllarında üç büyük deprem geçirmiştir.

Hınıs’ın doğusunda Karaçoban İlçesi, Güneyinde Varto ve Bulanık, Batısında Varto ve Tekman İlçesi, Kuzeyinde Tekman ve Karayazı ilçeleri vardır.

Hınıs İlçesinin tarihi kesin olmamakla beraber İlçenin Kuruluş tarihi M. Ö. 1400 Yılına dayanmaktadır. Uzun süre İranlıların hâkimiyetinde kalan Hınıs, daha sonra Bizans İmparatorluğu’nun hâkimiyetine girmiş, 1071 yılında Selçuklu Hükümdarı Alparslan’ın Malazgirt zaferi ile Selçukluların idaresine geçmiştir. Anadolu Selçuklularının son zamanlarında, İranlılar Hınıs’ ı ikinci kez ele geçirmişler bu devrede İranlılar tarafından Hınıs Kalesi yapılmıştır. Evliya Çelebi’ye göre kale Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ın amcası Şah Şapur tarafından kurulmuştur. Hınıs Osmanlı İmparatorluğunun büyüme döneminde Omanlı hâkimiyetine girmiştir. Osmanlı imparatorluğu devrinde iki defa Mutasarıflıkla idare edilmiştir. 1. Dünya Harbi’nde kısa bir süre Rus işgalinde kalmış, 14 Mart 1918 tarihinde düşman işgalinden kurtarılarak Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde, Hınıs; Erzurum eyaletinde sancak beyi tahtıdır. Hınıs Kalesi içinde 1.2000 adet hane vardır. Camiileri, mescitleri, bir hanı, hamamı ve küçük çarşısı vardır. Bütün yapılar baştanbaşa toprak örtülüdür, asla kiremitli yapı yoktur.

Hınıs’ın ilk yerleşme yeri, yöre halkı tarafından “Dere Mahallesi” olarak nitelendirilen Hınıs Çayı vadisi ile Hınıs Kalesi (Bahçe Mahallesi) arasındaki kesimdir. Hınıs vadisinde 1734 yılımda Muş Beylerinden Alaeddin Bey tarafından yapılmış Hınıs Ulu Cami/Dere Camii, Hınıs Kalesi ve kalıntıları, eski mesken yıkıntıları bulunmaktadır.

HINIS DERE CAMİİ

HINIS KANYONUNDAN BİR KARE (FOTOĞRAF AHMET BAYER TARAFINDAN ÇEKİLMİŞTİR)

 

 

 

 

 

 

 

SİTEMİZİ
 
T.C. Adalet Bakanlığı Hınıs Adliyesi Resmi Web Sitesi © 2015 Tüm Hakları Saklıdır. →WebPortal←